Doğadaki Son Çocuk – Çocuklarımızdaki Doğa Yoksunluğu ve Doğanın Sağaltıcı Gücü

Last Child in the Woods: Saving Our Children from Nature-Deficit Disorder

Richard Louv

Çeviri: Ceyhan Temürcü

Tübitak

ISBN 978 975 403 512 4

.

Gerçekliğin yalnızca bir kurgu olduğuna (bizim de kurgularımızın birer ürünü olduğumuza) dair postmodern düşünce insanlar için sınırsız olanaklar vaat ederken, zamanlarının giderek daha azını doğal ortamlarda geçiren çocukların fiziksel ve ruhsal duyuları köreliyor. Bunun sonucunda da deneyimlerimiz giderek fakirleşiyor. (sf 3)

Doğa, hangi biçimde görünürse görünsün, bir çocuğa anne ve babasının dünyasından farklı, daha yaşlı ve daha büyük bir dünya sunar. Televizyondan farklı olarak, zamanı çalmak şöyle dursun, onu genişletir. (sf 9) … Çocuğa, üzerine kültürün hayal ürünlerini çizip yeniden yorumlayabileceği boş bir yazı tahtası verir. (sf 10)

… doğa yoksunluğu sendromu … (sf 13)

Çiftliklerdeki nüfus o kadar azalmıştı ki (1900’de Amerikan halkının yüzde 40’ı iken 1990’da yalnızca yüzde 1,9’u) (sf 23)

… doğada oynamanın suç haline gelişi… (sf 33)

Maryland Üniversitesi’nde hareketbilim (insanların bedensel hareketlerini inceleyen bilim dalı) profesörü olan Jane Clark’ın deyimiyle bu ‘kutulanmış çocuklar’, giderek daha fazla araba oturaklarında, mama sandalyelerinde ve hatta televizyon izlemek için yapılmış bebek oturaklarında zaman geçiriyorlar. Küçük çocuklar dışarı çıktıklarında genellikle, yine bir çeşit kutu olan pusetlere konuyor ve yürüyen ya da koşu yapan anne babalar tarafından itilerek hareket ettiriliyor. (sf 42)

Bir mucizeden diğerine, açılır durur varlık. LAO-TZU

Yatışmak, şifa bulmak ve duyularımı akort etmek için doğaya giderim. JOHN BURROUGHS (sf 67)

Şehirde hiçbir şey duyamıyorsun çünkü herşeyi duyuyorsun. (sf 70)

… teknolojik ilerlemenin oldukça ender söz edilen bedellerindne biri, duyularımızın zayıflamasıdır. (sf 71)

… bilgeliğin ve merak duygusunun yerini alan ama onların yerini tutmayan ‘herşeyi-bilen zihin hali’ için bir panzehir olarak betimliyor.  (D. H. Lawrence) (sf 71)

… hiçbir zaman hiçbir yere gitmemiş olan dedelerimizin dedeleri, dünyayla ilgili olarak, her şeyi görmüş olan bizlerden çok daha fazla deneyim sahibiydiler. (sf 72)

The Necessity of Experience (Deneyimin Gerekliliği) kitabında şöyle yazıyordu: ‘Herkese her yerde işlenmiş bilgi süprüntüleri sunmak uğruna bunca para ve saatlerce insan gücü harcayan ama dünyayı kendi başımıza keşfetmemiz için neredeyse hiçbir şey yapmayan bir toplumda yalnış olan bir şey vardır.’ (sf 79)

… insanların birbirleriyle fiziksel temasının genellikle yasaklandığı ya da en azından hoş karşılanmadığı işyerlerinde ve okullarda ortaya çıkan denetim odaklı değişimler … ‘Primat yavruları kendilerine dokunulmazsa ölüyor, dokunma eksikliği yaşayan yetişkin primatlar ise saldırganlaşma eğilimi gösteriyolar. (sf 81)

Bazen, bir yaz gecesinde, yatma zamanına yakın, bir kavanoza ateş böcekleri doldurur, kavanozu karanlık odama getirir ve bu harika böcekleirn yaydığı yanardöner, rastgele ışıklara hayretle bakardım. Sonra böceklerden biri hariç hepsini pencereden özgürlüklerine yollar, tek kalan böceği de odamda serbest bırakırdım. Yatağımda sessizce yatar, şimdi tıpkı benim gibi benzerlerinden ayrılmış olan bu ışık formunu seyrederdim. Arada bir ışıldayan bu minik işaret feneriyle hipnotize olmuş halde, kısa sürede uykuya dalardım. (sf 93)

Erik Erikson ‘kusursuz bir uyum anında bütünüyle kendinden geçtiği’ zamanları anlatıyor:

‘Çocukluk ve delikanlılık çağlarımda, dışarıdayken mutlu olduğum zamanlarda, bu esriklik beni ansızın yakalardı… Limon ağaçlarının üzerinde gümüşten bir pus parıldar ve titreşirdi. Hava güzel kokularla yüklü olurdu. Sıcaklık insanın tenini okşardı. Bir ağaç kütüğünün üzerine çıktığımı ve birden Kendilik’in içine daldığımı hissederdim. O zaman ona bu adı vermezdim. Sözcüklere ihtiyacım yoktu. O ve ben birdik. Kuşkusuz çoğu çocuk böyledir… (sf 105-106)

İktisatçı Thornstein Veblen farklı bir bakış açısıyla, ciddi bir bilimsel araştırmanın ‘daha önce tek bir soru yetişen yerde iki sorunun yetişmesini sağlamak’ sonucunu doğurabileceğini söylemişti. (sf 113)

Çocuklarımız artık ne kendi dolaysız deneyimlerinden Doğa’nın Büyük Kitabı’nı okumayı, ne de gezegenin mevsimsel dönüşümleriyle yaratıcı şekilde etkileşime girmeyi öğreniyorlar. Kullandıkları suyun nereden geldiğini ve nereye gittiğini pek azı biliyor. İnsani kutlamalarımız göklerin büyük ayiniyle uyumlu değil artık. WENDELL BERRY

… manikürlü yeşil alanlar … (sf 141)

Miami’deki Kenwood İlkokulu’ndaki bir sınıfta, aralarında gelecekte iyi okullarda okumak ve iyi işler bulmak konusunda endişeli olanlar olup olmadığını sordum. Çocukların yerıdan fazlası elini kaldırdı. (sf 143)

… aşırı planlama … Yetişkinler olarak çocuklarımızın zamanını anlamlı şekilde dolduracak milyonlarca şey planlayabiliriz, ama içsel yaşamlarıyla gerçekten uyuşan şeyler bizim denetimimizin dışındadır. Bazen merak ediyorum; niçin denetimin bu kadar gerekli olduğunu düşünüyoruz? (sf 148)

Aşırı korku bir insanı dönüşüme uğratabilir ve davranışlarında kalıcı değişiklikler yaratabilir; beyninin yapısını bile değiştirebilir. Aynı şey bütün bir kültürün başına da gelebilir. Toplumsal ve çevresel olarak denetlenen ortamlarda; kat mülkiyetli apartmanlarda, planlı imar bölgelerinde, duvarlarla, giriş kapılarıyla ve güvenlik sistemleriyle çevrili olan ve ailelerin bahçelerini ekmelerini bile yasaklayan topluluk sözleşmeleriyle denetlenen sitelerde büyüyen çocuklar ne hisseder? (sf 156)

Geçtiğimi yüzyıl olağanüstü boyutta bir çevresel bozulmaya tanık oldu: Birçok türün nüfusunda büyük azalmalar yaşandı ve yaşadıkları ekosistemler geniş çapta değişikliğe uğradı. … Bu çevresel krizler doğa bilimlerinin akademiden neredeyse sürgün edilmesiyle eşzamanlı olarak ortaya çıktı. Bu sürgün hem genç bilimcileri hem de halkı, canlıların nüfus düzeylerini ve karmaşık sistemlerin çevresel değişimlere verdiği tepkileri tahmin etmeyi sağlayacak temel bilgileri öğrenme olanağından yoksun bıraktı.  (sf 173) (hayvan bilim yerine moleküler biyoloji…)

… doğada oynanan serbest oyunun, yetişkinlerce organize edilen zorunlu doğa etkinliklerinden çok daha etkili olduğunu gösterdi. (sf 182)

‘… Bir süre için eğitimsiz bir yabanıl olmak, adları ya da anatomik ayrıntıları bilmemek daha iyidir. Yalnızca arayarak ve düşleyerek uzun uzun zaman geçirmek daha iyidir.’ (sf 183)

Bir yere derin bir bağlılığı olmayan bir yetişkin de kendini kayıp hissedebilir. (sf 190)

Küçük bir çocuğa doğayı tanıtırken bilgi, duygunun yarısı kadar bile önemli değildir. RACHEL CARSON

… birçoğumuzun, çocuklarımızla yaptığımız herhangi bir şeyin, doğru yapmadığımız sürece yapılmaya değer olmadığı düşüncesini aşmamız gerekiyor. … Doğa hakkında daha fazla şey öğrenmek ve bunları çocuklarla paylaşmak iyi bir şeydir; bir yetişkin ile bir çocuk doğa hakkında birlikte bir şeyler öğrenirlerse, bu daha da iyidir. Ve çok daha eğlencelidir. (sf 196)

Rachel Carson, ‘Bir çocuk, doğuştan gelen hayranlık duygusunu canlı tutmak için bunu paylaşabilecek en az bir yetişkinin refakatine, yaşadığımız dünyanın sevincini, heyecanını ve gizemini onunla birlikte yeniden keşfetmeye ihtiyaç duyar’ diye yazıyor. (sf 198)

Sıkılmanın Kısa Tarihi

…Sıkıntı korkunun solgun kuzenidir. (sf 200)

Boredom: The Literary History of a State of Mind by Ptricia Meyer Spacks (Sıkıntı: Bir Zihin Halinin Edebi Tarihi)

‘uyuşukluk’, ‘ruhsal yabancılaşmanın tehlikeli bir biçimi’ (sf 201)

Birçok dağı aşmaktansa tek bir dağı tanımak daha iyidir. (206)

…yerkürenin tırnaklarımızın arasına girdiği ve bir yer duygusunun içimize işlediği yerler… (207)

Çocuklar normalde yemedikleri sebzeleri kendileri yetiştirdiğinde yiyebilirler. (209)

…doğaya gittiğimizde ona dikkatli olmasını söylemektense, onu ‘dikkatini vermeye’ teşvik ederdim. (216)

Şehirlerde ve banliyölerde enerjimizin büyük kısmını sesleri ve uyaranları bastırmak için harcarız. Taksilerin korna seslerini gerçekten işitir miyiz, işitmek ister miyiz? Oysa bir ormandayken kulaklarımız açıktır… (223)

‘güzellikten uzak düşmek’ten muzdarip… (225)

Dinlememiz gereken, ressamların dili değil doğanın dilidir. … Şeylerin kendisinin verdiği gerçeklik duygusu resimlerin verdiği duygudan daha önemlidir. VINCENT VAN GOGH

Fin eğitimciler, oyunun gücüne inanırlar. Bu süreçte A.B.D’deki eğilim ise tenefüsleri ortadan kaldırmak yönündedir. (245)

Ziraat ve hayvancılık çiftliklerinin yeni okul bahçeleri oldukları, uygulamalı ekoloji, kültür ve tarım deneyimleri sunduklarını düşünün. Montessori eğitim akımı, kurucusunun, yılın belirli bir bölümünü çiftlikte çalışarak geçiren yetişkin öğrenciler vizyonuna uygun olarak, ‘çiftlik okulları’ fikrini canlandırdı. (263)

Bugünkü baskın eğitim tarzı ‘insanın egemenliği adına bizi yaşamdan yabancılaştırıyor, birleştirmek yerine parçalıyor, başarıya ve kariyere aşırı önem veriyor, duyguları zihinden, pratiği kuramdan ayırıyor ve dünyaya, cehaletinden habersiz zihinler salıyor.’ Başka bir deyişle, bugünün pratikleri, her-şeyi-bilen zihin halinin ve ona eşlik eden hayranlık duygusu yoksunluğunun yaratılmasına katkıda bulunuyor. (226)

doğa tarihi, bitkibilim, hayvanbilim…

Doğabilimciler mühendislerden çok şairlere yakındırlar. Düşünce sıçrayışlarını getiren şey, birinci el deneyimlere dayalı sezgidir. (268)

çevre tabanlı eğitim hareketi

doğanın el üstünde tutulduğu , doğal oyunun norm olduğu yeni şehirler ve belediyeler yaratılabilir. (289)

plansız zamanlar planlamanın ve gözetim altında yalnız kalabilecekleri fırsatlar yaratmanın gerekmesi… (296)

yabanıl hayvanlarla bir arada yaşama sanatı… (297)

Joni Mitchell haklıydı: ‘Cennete asfalt döktüler / Ve bir otopark yaptılar.’ (318)

Geriye gitmenin bir anlamı varsa buna ilerleme diyebiliriz. WENDELL BERRY

maddiyatçı olarak görülen kültüre karşı, kendiliğinden ortaya çıkan bir toprağa dönüş hareketi (324)

sürdürülebilir topluluklar düşüncesi ve sade yaşam akımı… (324)

Yeryüzü üzerindeki yükümüzü hafifletirken bir yandan da daha fazla sevinç üreten bir kültür yaratabiliriz. (336)

Hayret Etmek

Bir çocuk, avuçlarında çimen, yanıma geldi ve sordu: Çimen nedir? Nasıl cevap verebilirdim? Ne olduğunu ondan daha iyi bilmiyordum ki. WALT WHITMAN

Doğa çocuklara bu dünyada yalnız olmadıkları, başka gerçekliklerin ve boyutların var olduğu anlayışını, bu bilinci kazandırır. (347)

…’hayvanların yeniden üretimlerinin orta sınıfın çocukluk dekorunun sıradan bir parçası haline gelmesi 19. yüzyıldan önce olmamıştır.’ Bu süreçte hayvan oyuncakları simgesellikten gerçekçiliğe geçiş yaptı. Geleneksel atlıkarınca atı ilk başta ‘süpürge sapı gibi sürülebilecek’ basit bir çubuktu. 19. yüzyılda bu simgesel at evrim geçirerek gerçekçi bir görünüme sahip salıncaklı ata dönüştü; gerçekçi bir tarzda boyanmış, bazen gerçek deriden parçaları ve kıldan yelesi olan ve bir atın dörtnala gidişini taklit edecek şekilde tasarlanmış, gerçeğe yakın bir at kopyası. Buna eşlik eden ideoloji, hayvanları her zaman gözlemlenenler olarak kabul eder. Onların da bizi gözlemleyebileceği gerçeği önemini tamamen yitirmiştir. (348)

Uyanışın ve keşfin sevincini yaşamak, bir çocuk gibi olmaktır. Maneviyat-doğa ilişkisini yeniden keşfetmek böyle bir süreç olmalıdır. … Birçok kişi doğa deneyimleri yoluyla manevi yolculuklarına uyanır ya da bu yolculukta güç kazanır. (353)

‘Pabuçlarının biraz çamura bulanmasından korkmayan, kendi küçük yeryüzü parçalarına fazla yük olmadan yaşamayı seçmiş ve yeni br toprağa dönüş hareketini başlatmış olan’ tanıdığı yetişkinlerden söz ediyor. Son derece kırsal bölgelerde yaşıyor ve çocuklarını evde yetiştiriyorlar. Bu çocuklar yaşam ağını öğreniyorlar çünkü bu onların kendi iyilikleriyle bağlantılı. Onlar için söz konusu olan şey ara sıra yapılan orman yürüyüşleri değil. yaşamlarının ta kendisidir. Bu çocuklara, yeryüzüne, yaşamlarının ondan ayrı olmadığı bilinciyle değer vermeleri ve özen göstermeleri öğretiliyor, çünkü bu onların yaşamlarının gerçeği. (366)

Çocuk ve doğa hareketi şu temel fikirden güç alıyor: Doğadaki çocuk, soyu tehlike altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı ile Yeryüzü’nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. (414)

.

http://www.childrenandnature.org/

www.audubonathome.org/yard

http://www.nwf.org/backyard

www.thegreenhour.org

www.kidsoutside.info/activities/btrfly.htm

www.geeksinthewoods.org

www.cdc.gov/features/outdoorsafety

www.greenteacher.com

www.plt.org

www.projectwild.org

www.naturallearning.org

www.ecoschools.com

www.anei.org/pages/89_cpbe.cfm

.

Pretor-Pinney, The Cloudspotter’s Guide (Bulut Gözlemcisinin Rehberi)

Mark Breen, Kathleen Friestad ve Michael Kline, The Kid’s Book of Weather Forecasting (Çocuğun Hava Tahmin Kitabı)

David Sobel, Children’s Special Places (Çocukların Özel Yerleri)

David ve Jeanie Stiles, Treehouses and Playhouses You Can Build (Yapabileceğiniz Ağaç Evler ve Oyun Evleri)

www.arborday.org, Learning with Nature Idea Book (Doğayla Birlikte Öğrenmek Fikir Kitabı)