Köye yerleşeli tam 1 ay olmuş. Sevgili Ayla Seyhun (vahşi bahçe) çiftlikler yerine köyden başlamamızı tavsiye etmekte çok haklıymış. 30 senedir Ankara’da yaşayan bir şehirli kadın için bambaşka bir dünya köylünün ki. 

Çetmibaşı yol üstü köylerden değil. 4 km kasabadan yukarı, bir 4 km de dağlara içeri tırmanıp bulmanız lazım köyü. Sadece hayırlar, düğünler dışarıdan kalabalığın gelmesine vesile. Aşağı yukarı 5 hane ‘’İstanbul’’lu. Yani dışarıdan gelmiş, yerleşmiş. Bizi hiç yabancılamadılar hem gönlü açıklıklarından hem de alışık olduklarından. 

Yıkık evler var ama görmeye daha sık alışık olduğumuz başıboş ya da faliyetsiz köylerden de değil. Çok satılmış arazi var, köylünün çocukları kasabadan ev isterler zira. 

Bu daha küçük büyük dünyada hem herkes kendi işinde gücünde hem de birlikte. Her akşam mutlaka kendi mahallelerinde sohbetliyorlar, sohbetliyoruz. Bazen bakıyorum hepsinin gözleri yaşlı dalmışlar uzaklara… Dert bir, yas bir, toprak bir… 

Üç gün hiç aralıksız yağmur ardından çatılarımız akıyor bu sefer gülüşüyorlar. Çatı akar, elektrik kesilir, tabiat ana bu, bunlar da kendi yaptığımız evlerimiz. 

İrem… A İrem! Pişi yaptık al yiyin sıcak sıcak.

Daha köy kahvesinde paramızı ödeyerek bir çay içemedik. Şurası kesin para insanları fakirleştiriyor!

Her evin bahçesinde ekim dikim ve de taş fırınlar… 

Güneş’e göre bozuk olan köyün çeşmesi yıllardır akıyor. Dökülen taşan dutları tavuklar yiyor. Horozlar, biciler, eşek sesleri, kuşlar, boz bozlar, vız bızlar, tırtıllar, keçiler,  koyunlar, kediler, köpekler, kazlar bizim oğlanın her gün görmeye alıştıkları. 

Ve de tabi ki köyün çocukları. Pırıl pırıllar. Bizimki oyuncak arabasını onlara gösterdiğinde ‘’Güneş çok güzelmiş, kim verdi sana arabanı? diyorlar’’ Kim aldı? yerine. 

Ben düşüne durayım nasıl yaparım, nerden başlarım diye, Ali soruverdi işte:

– İngilizce biliyor musun?
– Evet dedim.
– Ders versen bize…
– Yaşa Ali!

Okulları kapandı şimdi çocukların. O kendileri kadar büyük çantaları taşımalarına gerek yok. Benim de devlet onayına. Başlasın dersler bahane… Bakalım neler neler yapacağız birlikte. Yazlarının programı camideki derslerinden sonra bizdeler Çetmibaşı’nın Çocukları 🙂