Çocuklarla derslere devam ediyoruz. Sayıları azaldı, bir kişi kaldı, sonra tekrar arttı. Hemen moral bozmamayı öğrendim ben de…

Dünyada konuşulan kaç dil var acaba deyince heyecanla her kafadan bir ses çıkıyor! YEDİ, YOK ONN. EVET ON, ON!!!

The question is: Why English?

Haftalardır Hello! diyoruz her seferinde. Bu çocukların çoğu ingilizce dersi görmüşler en az bir sene. Buna rağmen şöyle içlerine sine sine bir Hello diyememelerine takığım. Sorsan eğitim yılı müfredatını başarıyla tamamladı. Neyin telaşesi içinde heba ediliyor bu çocukların merakı?!? Oyun oynamak dururken bir sınıfa kapatılıyor, sonra da İngilizce Eğitim’den geçiyorlar.

How are you?
I am fine!

Tuncay 10, İbrahim 12 yaşında… Neden onlarla da hellolaşmadan şöyle tadını çıkara çıkara, geçtiniz going to’lara.

Beş kere yazalım mı? Biz öyle yapıyoruz derslerde.
Benim notum 3,.! 5 yapıcam.

İngilizce kolay bir dil diyorum, bakın tanıdıklara; television, football, chaos. 🙂

Bize ödev verin diyor Halil Can, daha okuma yazma bile bilmeyen hevesli küçük…
Ödeve gerek yok, tatildesin be Halil! Bak ye, bu peeaacchhh 🙂 Gülüyorlar,

Çetmibaşı’nın çocukları…

 

*Unschooling is like jazz.

*J.Krishnamurti, Eğitim Üzerine.

Bu kitap, Krishnamurti’nin Varanasi’deki Rajghat Besant Okulu ve Andhra Pradesh’teki Rishi Vadisi Okulu’nda bulunan öğrencilerle ve öğretmenlerle yaptığı sohbetlerin ürünüdür. Krishnamurti için eğitim, insan zihninin dönüşümü ve yeni bir kültür yaratılışı için söz konusu olan odak noktasının iletiminde en öncelikli öneme sahiptir. Bu uyarıcı sohbetlerde ele alınan konuların ortaya koyacağı gibi Krishnamurti, kültürümüzün bizzat köklerini sorgular ve bunu yaparken de, kapsamlı bir eğitim görüşünü uyandırmayı amaçlar.

Krishnamurti’nin meydan okuyuşu yalnızca eğitimin yapısına değil, insanın zihin ve yaşam niteliğine, insanın bizzat doğasına yöneliktir. Eğitim sistemi kurmak veya alternatifler önermek şeklindeki tüm diğer girişimlerin aksine onun yaklaşımı, belirli kültürlerin sınırlarını aşar ve bütünüyle yeni bir değerler kümesi oluşturur.

Kitaptan alıntı:

Neden eğitim aldığınızı merak ediyorum. Siz biliyormusunuz? Yeterince büyüdüğünüzde anne babanız sizi okula gönderiyor. Herhalde onlar neden sizi okula gönderdiklerini biliyorlardır. Peki, ama siz biliyormusunuz?Sizin ve anne babanızın bildiği tek şey okula gidip eğitim almanız gerektiğidir.

Peki, eğitimli olmak ne demektir? Bunu hiç düşündünüz mü? Sadece sınavlardan geçip, ondan sonra evlenerek hoşunuza gidecek veya gitmeyecek bir iş bulup hayatınızın geri kalanını o işi yaparak geçirmek midir? Eğitim bu mudur? Çeşitli okullara gidiyor ve eğitim görüyorsunuz, yani matematik, tarih, coğrafya, fen bilimleri vesaire öğreniyorsunuz. Neden? Bunu hiç düşündünüz mü? Sadece sonrasında geçiminizi kazanmak için mi eğitim görüyorsunuz? Eğitimin amacı bu mu?

Eğitim sadece sınavlardan geçme ve isminizin önüne bir unvan koyma meselesi midir, yoksa bundan tamamen farklı bir şey midir? Çevrenize baktığınızda, dünyanın tüyler ürpertici keşmekeşini görüyorsunuz. Anne babanız lüks arabaların içinde kulüplere gidip eğlenirken yiyecek bir şeyi olmayan, tatil nedir bilmeden ve her gün sabahın köründen gece yarısına dek çalışmak zorunda kalan yoksulları görüyor musunuz? Hayat budur değil mi? Zenginler ve yoksullar var, hastalar ve sağlıklılar var. Dünyanın her yerinde savaş, sefalet var. Her türden dert, sıkıntı var. Ve henüz gençken bu meseleler üzerinde düşünmeye başlamanız gerekmiyor mu?

Ama gördüğünüz gibi, olağanüstü çatışmaları, sefaleti, ıstırapları, mücadeleleri, savaşlarıyla engin bir hayatı göğüslemeye hazır olmanıza yardım etmiyorlar okullarda; hiç kimse size bu meselelerden söz etmiyor.Sadece apaçık ortada olan bazı gerçeklerden söz ediyorlar ama bu yeterli değildir…