Madem sivrisineklerden uyku yok bize, işte bir masal size…

Vızbız adam akıllı donuyordu. Kış gelmişti ve hava soğuktu.
”Bana manto verecek kimse yok mu?” diye vızıldadı Vızbız.
Pastacı Yağlıhamur’un yanına uçtu ve ”Benim için bir sivrisinek mantonuz var mı?” diye sordu. Ama pastacı, Vızbız’ı şaplakla kovaladı. Bunun üzerine o da çabucak Tüccar Parasever’e gitti.
”Sizde sivrisinek mantosu bulunur mu?”
”Hayır manto terzide bulunur,” dedi Tüccar Parasever. Bunun üzerine Vızbız terzi Yamadiker’e gitti.
”Sizde sivrisinek mantosu bulunur mu?” diye sordu Terzi Yamadiker’e.
Terzi Yamadiker ona çok küçük insanlar için hazırladığı mantoyu gösterdi.
”Ama bu çok büyük”, dedi Vızbız.
Bunun üzerine Terzi Yamadiker çocuklar için hazırladığı bir mantoyu gösterdi.
”Ama bu çok büyük”, dedi Vızbız.
Bunun üzerine Terzi Yamadiker oyuncak bebekler için hazırladığı bir mantoyu gösterdi.
”Ama bu da çok büyük”, dedi küçük sivrisinek.
”O halde sana bir manto dikmem gerek”, dedi terzi Yamadiker. Küçücük bir parça kumaşla küçücük bir iğne ve incecik bir iplik aldı ve sineğe bir manto dikti.
Ama sivrisinek mantoyu giyince uçamadı.
”İyi de, Yamadiker Usta, kanatlarım için delik açmayı unutmuşsunuz,” dedi sivrisinek.
Bunun üzerine Yamadiker Usta sivrisinek mantosunun sırtına iki delik açtı. Böylece küçük sivrisinek uçabildi.
Tam Vızbız teşekkür edip uçacaktı ki, ”Bekle, mantonun parasını ödemen gerek!” dedi Usta Yamadiker.
”Nasıl yani? Ama benim hiç param yok ki!”
”O zaman mantoyu çıkarman gerek.”
Küçük sivrisinek çok üzüldü, ama mantoyu çıkardı ve geldiği gibi çıplak bir şekilde uçup gitti.
Önce Pastacı Yağlıhamur’un yanına gitti ve ilk ona sordu.
”Mantomu ödeyebilmem için bana para verebilir misiniz?”
Ama Pastacı Yağlıhamur sivrisineği bir şaplakla kovaladı. Bunun üzerine Vızbız Tüccar Parasever’in yanına gitti.
”Mantomu ödeyebilmem için bana para verebilir misiniz?”
”Satacak hiç param yok,” dedi Tüccar Parasever.
Bunun üzerine küçük sivrisinek yoluna devam etti. Sokaktan bir laterna sesi geliyordu.
”Mantomu ödeyebilmem için bana verecek paran var mı?” diye sordu Laternacı Kadına.
”Neden mantoya ihtiyacın var ki?” diye sordu Laternacı Kadın.
”Çünkü donuyorum.”
”Sol ön ayağını ver bakayım!” dedi Laternacı Kadın. ”Buz buz! Sağ arka ayağını ver bakayım! Amaan, buz buz! Burnunu ver bakayım! Buz buz!”
Bunun üzerine Laternacı Kadın laternanın üzerinde duran tabaktan bir metelik alıp küçük sineğe verdi.
”Teşekkür ederim” dedi sivrisinek ve Terzi Yamadiker’in yanına uçtu.
”Para buldum, Yamadiker Usta,” dedi Küçük sivrisinek ve ona meteliği verdi.
Ne var ki küçük sivrisineğin mantosuz gitmesine izin verdiği için Yamadiker Usta’nın içi sızlamıştı. Mantoyu Vızbız’a hediye etti, meteliğini almayıp üstüne bir metelik de kendi verdi.
Ama küçük sivrisinek kollarının altında iki metelikle uçamıyordu.
Terzi Yamadiker mantosuna bir de kocaman cep dikti ki sinekçik meteliklerini taşıyabilsin.
Vızbız Tüccar Parasever’e gitti ve bir meteliğe şeker alıp cebine koydu. Sonra Pastacı Yağlıhamur’a gitti ve bir meteliğe pasta aldı. Ama bunların hepsini tek başına yemedi. Hepsini alıp Laternacı Kadın’ın yanına uçtu ve ona ikram etti.
Laternacı kadın gerçekten çok memnun oldu. Ama o da şekerlerle pastayı tek başına yemedi. Dönüp tabağa bir meteliği bırakan tatlı çocuğa şekerlerden ve pastalardan ikram etti. Sonra Vızbız için laternasıyla çok güzel bir şarkı çaldı.

Güneş bu aralar yatarken Heinrich Hannover’ın iki – üç sayfalık keyifli hikayelerinden seçip seçip bana okutuyor. Kitabın adı HOPPİDİ HOOP DEDİ. İçinde 24 tane kısa hikaye var. Yazarımız 1925 doğumlu, savaş karşıtı… Hikayeleri altı çocuğuna ve torunlarına anlatırken oluşmuş. Güzel’in Çirkin’in bulunmayışıyla, okuyucu adına ders çıkarılmayışıyla, kısa cümleleriyle, fantastik öğeleriyle beni kalbimden vurdu.

habitusminor.com
www.habituskitap.com