Bugün köydeki hayallerimizi anlatırken sevgili şehirden komşularımız Leyla ile Murat ‘’bir de siz deneyin’’ dediler. Sormadım açılımını bilhassa.

Kimi çocuğun ailesi izin vermiyor derse gelmelerine; belki bizi tanımadıklarından, belki ”eski dil” öğrenmelerinin önüne geçmesinden korktuklarından, belki köpeğimiz olduğu için, belki de hepsi birden…

Ama ben bunlardan bahsetmeyeceğim. Köy çocuklarının yanı başlarındaki doğayla ilişkilerinin kısıtlı oluşu en çok içimi acıtan. Dışarıda, el ele bir yürüyüşün ardından beraberce seçtiğimiz bir ağacın gölgesinde, çember olarak ders yapmamız kaygıyla karşılandı. Yılan tehlikesi, kaza tehlikesi…

Şehirden farklı olarak, doğa çocuklara henüz kirlenmemiş görsel algılarına zenginlik ve önüne geçilemez oksijeni sağlıyor gibi. Bir de daha taze, daha doğal beslenmeyi. Ama ayrılmışlık ve korku aynı…

Derslere bizim evde ya da bahçede devam, sessiz olup komşuları rahatsız etmemek koşuluyla!

Evet, ister istemez daha bir iç içeler tabiatla köyün çocukları…